| |
LAZERLE
DİŞ DOLGUSU
Diş korkusu bilinçaltımızın çok derinlerinde yer
alan bir korkudur. Her ne kadar kullanılan anestezik maddeler, kullanılan
malzemeler gelişse de çoğumuz itiraf etmesek de aklımızın bir kenarında
bu korku büyük yer tutar. Hep aklımızdan şuna benzer şeyler geçer.
“Şu iğne olmasa”, “diş dolgu aletinin sesi olmasa”, iğnenin uyuşukluğunu
sevmiyorum sanki ağzım bana ait olmaktan çıkıyor”. Adeta bunlar
imkansız gibi düşünürüz. Oysa teknoloji o kadar hızlı ilerliyor
ki. 15 yıl önce cep telefonları bir fantezi idi. Cep telefonları
o kadar hızla hayatımıza girdi ki şu anda sanki cep telefonsuz bir
yaşam nasıl oluyordu hatırlamakta zorlanıyoruz. Teknolojinin bu
ilerleyişi Diş hekimliğine de damgasını vurdu. Hava türbini ile
çalışan aeretör cihazlarından sonra iğne ihtiyacını büyük ölçüde
ortadan kaldıran diş lazer cihazları Diş Hekimliğinin dolayısıyla
diş hastalarının hizmetine girdi
.
Gerek benim kişisel tecrübelerim, gerekse yapılan uluslararası araştırmalarda
diş lazer cihazı ile yapılan dolgularda hastaların % 70 i herhangi
bir ağrı algılamamaktadır, % 25 i dokunma, hafif uyarı gibi bir
takım rahatsızlıklar duymakta fakat dişteki çürüğü temizlemek için
iğne gerekmemektedir. % 5 inde ise iğne ihtiyacı yine de olmaktadır.
Dolayısıyla yaklaşık hastaların % 95 inde derin çürüklerde dahil,
dişteki çürüğü temizlemek için iğne gereksinimi ortadan kalkmaktadır.
Halbuki klasik diş dolgu aletleri ile yapılan dolgularda oran neredeyse
tersinedir.
Buda pek çok avantajı beraberinde getirmektedir. En önemlisi insanlar
bilinçaltı korkuları veya ağzın uyuşukluğu süresince günlük işlerinin
aksayacağı endişesi ile diş problemlerini ertelemeyeceklerdir. Diğer
taraftan diş korkusunun kaynağı pek çok kişide çocuklukta yaşanan
kötü diş tedavi hatıralarıdır. Üstelik çocuklarda diş çürükleri
çok yaygındır. 12 yaşındaki çocukların % 70 inden fazlasının daimi
dişlerinde çürük vardır. Bu çocukların iğne korkusu olmadan diş
hekimine gidebilmesi, bu çocuklara tüm ömür boyu sürecek diş hekimine
korkusuzca gitme alışkanlığı sağlayacaktır.
Kalp hastaları, tansiyon hastaları veya hamilelerde iğne ve anestezik
maddelerin zarar verip vermeyeceği endişesi bu cihazla ortadan kalkmaktadır.
Böylece zaten bir şekilde sıkıntı yaşayan insanlar tedirginlik yüzünden
tedavilerini ertelemelerine gerek kalmamaktadır. İğne gerekmediği
içinde aynı seansta birden çok dolgu yapılıp zaman kazanılıp tedavi
seansları azalmaktadır.
Diş lazer cihazı ile ilgili endişelerden biriside bu cihazların
zarar verip vermeyeceği ile ilgilidir. Bu soru birazda bilim kurgu
filmlerinden kaynaklanmaktadır. Bu filmlerde silah olarak hep lazer
silahları kullanıldığı için lazer denince parçalayan bir şeyler
akla geliyor. Halbuki diş lazer cihazının etkili mesafesi 0.5-1
mm.dir. 2 mm de etkisi oldukça azalmakta 1 cm. den uzağa gittiğinizde
ise dokuları hiç etki etmemektedir. Ayrıca diş lazer cihazı doku
seçici bir cihazdır. Diş dokusu, dişeti, kemik v.s hangi dokuyu
seçtiyseniz o doku üzerinde etkilidir.
Diş dolgusu yapılırken biz diş hekimlerinin en önemli sorunlarından
birisi çürük temizlenirken dişin üzerinde mikroskobik düzeyde oluşan
ve dolgu yapılacak yüzeyin üzerini kaplayan yıkamakla gitmeyen organik
artık tabakasıdır. Bu tabakayı dişten uzaklaştırabilmek için bazı
kimyasal işlemler yapmak gerekir. Bu tabaka dolgunun tutuculuğunu
ve sağlığını etkiler. Diş lazer cihazı ile bu tabaka hiç oluşmamaktadır.
Dolayısıyla dolgular daha sağlıklı olabilmektedir. Diş lazer cihazının
ucunun çok ince olması da dişten sadece çürüğün temizlenmesi sağlamakta
dişin sağlam kısımlarını almaya gerek kalmamaktadır.
Tüm güzel şeyler insanlar için, sevdiklerinizle daha güzel, daha
sağlıklı, mutlu, huzurlu günler dileklerimle.
|